cesitli_konular.gif

  TARİHTE İSTANBUL DEPREMLERİ-3

  1894 DEPREMİ
  Osmanlı İmparatorluğu'nun son zamanlarında İstanbul depremlerinin en kuvvetlilerinden biri 10 Temmuz 1894'de meydana gelmiştir. Bu deprem İstanbul’daki birçok binanın yıkılmasına ve buna paralel olarak da çok sayıda can kaybına sebep olmuştur. Bu deprem hakkında çok sayıda makale ve hatta kitaplar yazılmıştır. Bunlardan biri de, İş Bankası Yayınları arasında bulunan ve Sema Küçükalioğlu Özkılıç tarafından yazılmış olan “1894 Depremi” isimli kitab konuyu çok geniş biçimde ele almıştır.
  «Büyük hareket-i arz» olarak adı verilen bu deprem, Rumî 1310 yılında oluştuğundan, halk arasında 1310 depremi olarak tanımlanmaktadır.

  11-imaret.jpg

  Zeyrek'deki İmaret Camii'nin bir depremle yıkılmış olan minaresinin kaidesi..


  Deprem, İstanbul’da öğle ezanı okunurken, hafif bir sarsıntı ile başlamıştır. Daha sonra, güney-batıdan kuzey-doğuya ve aşağıdan yukarıya doğru oluşan şiddetli sarsıntılarla devam etmştir.
  İstanbul’da halk, deprem nedeniyle “Allah Allah” çığlıkları içerisinde ve korku ile sokaklara dökülmüş, sağa sola kaçışmaya başlamıştır.

  12-Yangin Duvari.jpg

  Depremde oluşan yıkıntılar nedeniyle çıkan yangınlar nedeniyle ahşap binaların aralarına yangın duvarı adı verilen tuğla duvar örülürdü. Böylece yanan bir binadan diğerine yangının sıçraması önlenmeye çalışılırdı. Resimde bir yangın duvarı görülmektedir.


  Aynı anda Marmara Deniz’i üzerindeki teknelerde bulunanlar şiddetli dalgalarla sallandıklarından büyük bir korkuya kapılmışlar ve İstanbul’a baktıklarında şehirden toz bulutlarının yükseldiğini görmüşledir. Depremin devamı sırasında Marmara Denizi’nde “tsunami” oluşmuştur. Deniz önce geriye çekilmiş, sonra kuvvetli dalgalar hâlinde karaya vurarak sahili sular işgal etmiştir. Kıyı çevresinde ve denizde, ne kadar kayık, küçük gemi ile sahilde ne varsa hepsi parçalanmıştır.
  İstanbul’da birçok yapı harab olduğundan evlerde ve dükkanlarda kimse kalmamış halk geceyi sokaklarda geçirmiştir. En büyük facia Kapalıçarşı’da olmuştur. Kapalıçarşı’da alış-veriş yapmak için çarşı içerisinde bulunan halk ile esnaf, deprem başladığında, paniğe kapılıp itişip kakışarak kaçışmaya başladığı sırada, depremin şiddeti nedeniyle Kapalıçarşı’nın kapıları kapanmış ve duvarlar içeride kalanların üzerine çökmeye başlamıştır. Bu nedenle içeride kalanların büyük bir kısmı ölmüş ve geriye kalanlar da ağır yaralar almıştır.
  Ayrıca, Bitpazarı, Çadırcılar, Yağlıkçılar, Yeniçeriler Çarşısı, Bodrum Hanı ile Kelle-kesen hanları da yıkılmıştır. Uzunçarşı, Tahtakale, Kutucular, Kantarcılar baştanbaşa harabeye dönmüştür.
  Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Camii, Mimar Ayaş Camii, Kariye Camii’nin minareleri yıkılmıştır. Nuruosmaniye Camii'nin girişi yıkılmış, Azapkapı’daki Sokullu Mehmed Paşa Camii, İmrahor Camii, Topkapı’daki Kara Ahmed Paşa Camii, Bâlî Paşa Camii, Silivrikapı’daki Topçubaşı Bâlâ Süleyman Ağa Camii ile Haseki Hürrem Sultan Camii de harap olmuştur. Fatih'te, Şekerci Hanı'nın üst katı çömüş, çıkan yangın ile can kaybları olmuştur..
  Çenberlitaş, Gedikpaşa, Kadırga, Kumkapı, Yenikapı, Langa ve Samatya'da yüzlerce ev ile birlikte hanlar ve hamamlar yıkılmıştır. Marmara Denizi içerisindeki fay hattının üzerinde kalan Adalar'da da büyük çapta tahribat olmuştur. Bu arada çıkan yangınlar depremin şehirdeki tahribatını daha da arttırmıştır.
  Devrin padişahı olan Sultan İkinci Abdülhamid, deprem nedeniyle İstanbul’daki hasarın ve can kaybının büyüklüğü nedeniyle, yaralıların hemen tedavisini, muhtaçlara yardım edilmesini, çadırlar kurulmasını emretmiş ve ayrıca fırınlardan çok miktarda ekmek dağıtılmasını sağlamıştır.
  Bu bağlamda saraydaki fırınlar da halka ekmek dağıtmak üzere seferber olmuştur. İlk önlem olarak, evleri yıkılanlar sağlam kalan medreseler ile cami avlularına yerleştirilmişlerdir.

  13-Yedikule.jpg

  Yedikule'deki Fatih Camii'nin bir depremle yıkılmış kalıntısı.


  Deprem felaketinin yaralarını sarmak için Şehremâneti'nde (Belediye’de) Şehremini (Belediye Reisi) Rıdvan Paşa'nın başkanlığında bir komisyon kurulmuş ve evlerinin yıkılması nedeniyle açıkta kalanlara para, yiyecek ve çadır yardımı yapılmıştır.


  14 isa kapisi-1.jpg

  15-isa kapisi-2.jpg

  16-isa kapisi-2.jpg

  17-isa kapisi-4.jpg

  Cerrah Paşa'daki İsa Kapısı Camii'nin eski ve yeni fotografları. Günümüzde cami restore edilmeye başlanılmıştır.

  İsa Kapısı Camii ile ilgili olarak bir kaynaktan aldığımız yazı aşağıdadır:

  İsa Kapısı Mescid’i ile medrese ve mektep 1648 yılındaki bir zelzelede kısmen harap olmuş ve kısa bir süre sonra tamir ettirilmiştir. En çok hasar gören bölümler mescidin minaresi, medresenin sekiz hücresindeki ocaklar ve cephe duvarlarıydı. 1741 yılında Kapuağası Ahmet Ağa tarafından avluyu kuzeyden sınırlayan çevre duvarına bitişik bir çeşme yaptırılmıştır. 1769'dan önce "Reis kaleminde tahvil kesedarı olan Salih Ali Efendi" mescide bir minber bağışlamıştır. Mescid ve medrese 19. yüzyılın sonlarına kadar iyi dururda olup kullanılmış, ancak 1894 yılındaki büyük depremde büyük çapta yıkıldığı için terkedilmiştir.

.

  (Gelecek yazı: Osmanlı İmparatorluğu'nda Sıbyan Mektebleri)

________________________________________________________________________________________

Tarihte İstanbul Depremleri (Bölüm 2)

Tarihte İstanbul Depremleri (Bölüm 1)

Elektronik Dünyazı Yazıları için aşağıdaki linklere tıklayabilirsiniz.

Sitemizde yer alan "Elektronik Böcek" yazısını görüntülemek için buraya tıklayın.

Sitemizde yer alan "Sivrisinek Kovucu" yazısını görüntülemek için buraya tıklayın.

Sitemizde yer alan "LED Süsleri" yazısını görüntülemek için buraya tıklayın.

Sitemizde yer ayan "LED'lerle İki Devre" yazısını görüntülemek için buraya tıklayın.

Sitemizde yer ayan "LED'li Göstergeler" yazısını görüntülemek için buraya tıklayın.

©2011- 2016 | H.Veysel Güleryüz


Çeşitli Konular

Bu bölüm çeşitli tarihi konulara yer verilecektir. İlk olarak zaman içerisinde bütün İstanbul'daki tarihi eserlin tahrib olmasına sebep olan "İstanbul Depremleri" yazısı verilmektedir.

© 2011-2016 | H.Veysel Güleryüz